21 Kasım 2013 Perşembe


olasıydı belki

ölesiye peydah olmasıydı bağzı şeyler

bu yüzden olası ile ölesinin birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol kadardır arasındaki mesafeleri

cemalim birazdan “keşke yalnız bunun için sevseydim seni” diyerek fısıldayacak en hassas yerime

ve tahrik olacağım bu saatte şu an milyonlarca kadının olduğu gibi

ciğer sunulmuş önüne hem de köpük beyaz tabakta

izledim izledin izledi

ama yemedi

bekledim bekledin hem de uzun uzun

ama yine yemedi

geçti belki ve geçti gitti

geri de bıraktığı her sabah yalanarak beklediği ciğerdi

ölesiye geç kalmasaydım okula

bir kedi sevmem

olasıydı belki.



22 Eylül 2013 Pazar



çıldırıyorum...
dört duvar arasında dünyaya sığamıyorum.
eprimiş insanlar esrik duygular ve düşünceler içinden,
kimsenin bilmediği limanıma uyuyarak demir atıyorum.
ve cennetime açıyorum gözlerimi.
kutsal suyla yıkanmış duygu ve düşüncelerim,
üryan bir haldeyim.
önce kendimi tanımaya çalışıyorum,
biraz meryem biraz havva... hepsi ben.
karşıma burda da çıkıyorsun.
biraz adem biraz isa..
yakışıklı yusuf,
tanrıya kafa tutan musa...
saki oluyorum ab-ı hayat dudaklarımdan dökülüyor dudaklarına.
tavaf ediyoruz birbirimizi.
kafamız iyi,
daha ne isteyebiliriz ki?
Budur ibadetin en güzeli
bir kez daha anlıyorum;
Birbirinden  farklıdır herkesin cenneti...

17 Eylül 2013 Salı

 bir tiyatro sahnesi düşünün perde açılıyor ve sizi oveli ile selamlıyorum.